Yazarlar
Lanetli miras..
Cezayirliler 130 yıllık Fransız rejiminden kalma zalimâne alışkanlıklar için “Lanetli miras” deyimini kullanırlar imiş. “Cezayir” ise Fransa’nın lanetli mirası. 1957’de Cezayir’deki Fransız istihbaratının şefi General Paul Aussaresses’in 2001’de yayımladığı anılarında, Cezayirlileri kendi elleriyle öldürmekten gurur duyduğunu anlattığında hafızalar bir kez daha canlandı. 1954-1962 yılları arasındaki bağımsızlık savaşında en az 1 milyon Cezayirli öldü. Cezayir’in Fransızlardan kalma lanetli mirası içinde milyonlarca ailenin acısı var. 2005’de yayınladığı “Büyük Medeniyet Savaşı: Ortadoğu’nun Fethi” kitabında Robert Fisk bakın ne diyor:
“Savaş döneminde katliamlar Cezayir’le de sınırlı kalmadı. Paris’te Ekim 1961’de, polisin uyguladığı gece sokağa çıkma yasağını prrotesto eden yüzlerce Cezayirli öldürüldü. Fransız polisler göstericilere acımasızca saldırdı ve en az 300 kişi öldürüldü; ölenlerin cesetleri ertesi gün Seine kıyılarına vurdu. Bugüne kadar yetkililer, bu katliama dair arşivlerin tamamını açmış değildir; bununla birlikte katliamdan sorumlu polis biriminin şefi olan Maurice Papon, Nisan 1998’de, Alman işgali sırasında insanlığa karşı suç işlemekten yargılanıp suçlu bulundu.”
II. Dünya Savaşı’nda Gironde Bölgesi Valiliği Genel Sekreteri olan Papon, Fransa Yahudilerinin toplama kamplarına gönderilmesinde rol oynadı. Bu olaydaki rolünü gizlemeyi başaran Papon 1958’de Paris Polis Şefliği'ne atandı. Bu arada Cezayir Savaşı Paris’e sıçradı. “Cezayir Milli Kurtuluş Cephesi”nin Paris’teki fedaileri polis hedeflerine silahlı saldırılar düzenlediler. Polis, Cezayirlilerin semtlerinde gece sokağa çıkma yasağı koydu. Polis baskınlarında 5 Cezayirli öldürüldü. Onbinlerce Cezayirli, polis şiddetini protesto etmek için yürüyüş düzenledi. Polis müdahale etti ve 300 gösterici öldürüldü. Birçoğunun cesedi Seine nehrine atıldı. Cezayir’deki Fransız ordusu içinde yuvalanan gizli bir örgütü protesto eden bir başka gösteriye de polis sert şekilde karşılık verdi. Bu kez polis şiddetinin kurbanları İşçi Federasyonu üyesi 9 solcuydu.
1965’te Fas’lı muhalif lider Mehdi Ben Barka, Fas ajanları tarafından Paris’te kaçırılıp öldürüldü. Fas ajanlarının Fransız polisinden yardım aldıklarına dair kuvvetli şüpheler oluştu. Açılan soruşturma sonucunda Papon 1967’de görevinden ayrıldı. Papon 1978-1981 arasında Bütçe Bakanı olarak görev yaptı. Papon’un II. Dünya Savaşı döneminde Yahudilerin toplama kampına gönderilmesinde oynadığı rol ise 1981’de ortaya çıktı. 1983’te başlayan yargılama 16 yıl sürdü. Papon 1998’de 10 yıl hapse mahkum edildi. 3 yıl hapis yatan Papon sağlık nedenleriyle serbest bırakıldı. Papon, 1961’de 300 Cezayirli’nin hayatını kaybettiği katliamdan ise yargılanmadı bile.
“Charlie Hebdo katliamı”nın failleri Cezayir asıllı iki kardeşin ailesi 1960’larda Fransa’ya göçmüş. ‘Lanetli miras’ın hayaleti hem Cezayir’de, hem de Fransa’da dolaşıyor. Fransa bu mirasla yüzleşebildi mi peki? 1990’lara kadar Fransız halkı Cezayirlilerin gözünden savaşın ne anlama geldiğini öğrenemedi. Çünkü Fransız hükümeti Cezayir savaşıyla ilgili sıkı sansür uyguladı. 1992’de “Çağdaş Tarih Müzesi” Cezayir’deki savaş hakkındaki ilk sergiyi düzenledi. Sergi, Fransız ordusunun yaptığı mezalimi de gözler önüne serdi. 2000’de Cumhurbaşkanı Jaques Chirac, Cezayir’deki savaş sırasında Fransız askerlerinin uyguladığı işkenceden dolayı resmen özür dilemesi yönündeki çağrıları reddetti. Belki de Fransa için lanetli mirasla yüzleşme zamanı.
YENİŞAFAK

Henüz yorum yapılmamış.